Karma inancında geçmişten kastedilen, o insanın şu anki hayatından önceki hayatı, gelecekten kastedilen ise ölümünden sonra başlayacağı iddia edilen bir sonraki hayatıdır. Çünkü Karma'nın temelinde, insanın ölümden sonra dünyaya tekrar başka bir bedenle geldiği ve bu ölüp dirilmenin sürekli devam ettiği anlamına gelen reenkarnasyon inancı bulunmaktadır. Dolayısıyla Karma'ya inanan biri, öldükten sonra gerçekleşecek olan sözde yeni hayatındaki başarılarının, mevkisinin veya hayat şeklinin bir önceki hayatındaki davranışlarına ve ahlakına bağlı olduğuna inanır. Söz gelimi, bugün zengin veya başarılı olan bir kişinin, geçmiş hayatında iyi bir insan olduğu için, bu
hayatında zenginlikle ödüllendirildiği düşünülür. Aynı şekilde fakir, sakat ya da başarısız olan bir kişinin geçmiş hayatında kötülükler yaptığı ve bunun karşılığını şimdiki hayatında bu şekilde aldığı iddia edilir. Hatta bu batıl iddiaya göre, insan yaptığı kötülüğe göre bir sonraki yaşamında bir bitki veya bir hayvan görünümünde de olabilmektedir. Reenkarnasyonun batıl bir inanış olduğu, kitabın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak incelenecektir.
Hinduizm ve Budizm gibi dinlere ait bazı söylemlerin insanların dikkatini çekmesinin en önemli nedenlerinden biri, dünyaca tanınan bazı sinema ve müzik sanatçılarının bu dinlere olan ilgileridir. Tibet'te Budist giysileri içinde resimler çektiren ya da meditasyonla huzur bulduklarını açıklayan kimi ünlü isimler, insanların dikkatlerini bu dinlere çekmektedirler. Bunun yanı sıra kamuoyunda oluşturulan mistik ve gizemli hava da insanların bu dinlere ilgi duymalarına neden olmaktadır.
| Karma inancına göre, ünlü ve zengin olan biri, geçmiş hayatındaki iyiliklerinin karşılığını bu şekilde almıştır. Ancak Karma'ya inanan bir çok insana göre, bu adaleti sağlayan bir Yaratıcı yoktur. Bu felsefenin savunucuları, Karma'nın kendi kendine işleyen bir sistem olduğuna inanırlar. |
dikkatle düşünmezler. Bu kişiler genelde maneviyata eğilimli oldukları için, bu felsefelerin güzel ahlakla ilgili bölümleri daha çok dikkatlerini çeker. Bu nedenle de bu dinlerdeki birçok inancın çelişkili, mantıksız, insan fıtratına ve vicdanına aykırı özelliklerini görmez, kimi zaman da görmezden gelirler. Oysa içinde yaşadığı zorlu ve sıkıntılı hayattan kurtulmayı ve tüm insanların mutluluk, huzur ve güven dolu bir hayat içinde yaşamalarını samimi olarak isteyen bir kişi, doğru yolu bulmak için bir çaba sarf etmelidir. Bunun için etkisinde kaldığı felsefeleri dikkatle araştırmalı, bulduğu yolun en doğru, en akılcı ve vicdana en uygun yol olduğuna içtenlikle karar vermelidir.
Bu kitabın yazılış amacı da, böyle bir arayış içinde olan insanlara en doğru yolun; Karma gibi -her ne kadar olumlu mesajlar içerse de- kaynağını batıl hurafelerle ve akıl dışı uygulamalarla dolu Hint dinlerinden alan bir felsefeye uymak olmadığını göstermektir. İnsanların, hem dünyada, hem de ölümden sonraki sonsuz
hayatlarında mutluluk ve huzur içinde yaşayabilmelerinin tek yolu Allah'a iman etmeleri ve Kuran'da bildirilenlere uymalarıdır. Kuran, Rabbimizin düşünen insanlar için indirdiği hak kitabı ve insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran yegane hidayet rehberidir. İnsanları kötülüklerden, bozgunculuktan, acımasızlıktan, zalimlikten, hoşgörüsüzlükten, ümitsizlikten, karamsarlıktan, mutsuzluktan ve her türlü çirkin davranıştan uzak tutacak olan, göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah'tan korkarak Kuran ahlakını yaşamaktır.
0 yorum:
Yorum Gönder